İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Güçlü Olan Köklerini Paylaşır

Ormanda bir ağaç yalnız yaşamaz.

Ekologlar buna “orman ağı” diyor — yer altında birbirine dokunan kökler, besin paylaşımı, zayıf olana uzanan el. En yaşlı, en güçlü ağaçlar aynı zamanda en çok paylaşan ağaçlar.

Toplum bize farklı bir şey öğretti: güçlü olan her şeyi alır.

Kahve Sohbetleri’nde her toplantıdan sonra şunu fark ediyoruz: buradaki insanlar ne almak için geliyor ne de göstermek için. Bir şeyleri paylaşmak için geliyor — fikir, deneyim, bazen sadece sessizce dinlemek.

Bu küçük bir şey gibi görünebilir. Ama değil.

Çünkü topluluk denen şey, aynı mekânda bir araya gelmekle kurulmuyor. Köklerin birbirine dokunmasıyla kuruluyor. Ve bu dokunuş, çoğu zaman bir masanın etrafında, bir fincan kahvenin eşliğinde, biri “ben bunu hiç düşünmemiştim” dediğinde başlıyor.

Peki ya toplumun bize öğrettikleri? Rekabet et, öne geç, güçlü görün. Zayıflığını sakla, fırsatı kaçırma. Bu kalıplar o kadar içselleşmiş ki çoğu zaman farkında bile olmadan taşıyoruz onları.

Ama bir odaya girip farklı fikirlerle, farklı hayatlarla karşılaştığında bir şey değişiyor. Savunma duvarları yavaş yavaş alçalıyor. Söz hakkını almak yerine vermek istiyorsun. Haklı çıkmak yerine anlamak.

İşte tam o an ormandaki o sessiz paylaşımı anlıyoruz. Güçlü olmak, her şeyi tutmak değilmiş. Güçlü olmak, verebilmekmiş.

Orman bunu milyonlarca yıldır biliyor.

Biz de öğreniyoruz — her toplantıda, her paylaşımda, her “sen ne düşünüyorsun?” sorusunda biraz daha. ☕

İlk yorum yapan siz olun

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir